
STRESE DUR DİYEBİLMEK
Uzman Psikolog Büşra Dumanlı
Yaş, cinsiyet, evli, bekar, zengin fakir demeden, çocuktan yetişkine her birimizi ayrı ayrı etkisi altına alan ve ne yazık ki kontrol edilmediği takdirde bireysel, ailesel veya toplumsal ilişkilerimizi noktalayacak duruma getirdiği gibi, sağlığımızı da ciddi derecede tehdit eden bu tepkiyi kontrol edebilmeyi elbette hepimiz isteriz. Stres, her insanda bir miktar bulunması gereken vücudun uyarılmışlık halinin bir yanıtıdır. Çoğu zaman olumsuz bir olgu gibi görülse de, yerinde ve dozunda olan stresin kişinin motivasyonuna katkı sağladığı da yadsınamaz bir gerçektir. Ancak, bu durumun aşıldığı noktada bizim dur diyemediğimiz strese karşı vücudumuzun dur sinyalini verdiği çok açık ortadadır. Kişideki telaşlı haller, göğüsteki çarpıntı, sıkışma, bayılacakmış hissi ve bunların yanı sıra gecelerce uykusuzluk, unutkanlık, kaygı ve öfkeli depresif ruh hallerini de eklersek şüphesiz, bunca hastalıkların sebeplerinin sadece fizyolojik olduğunu düşünemeyiz. Elbette ki özellikle zorlu yaşam koşulları, ekonomik kriz, boşanma gibi bizi derinden etkileyen olaylara karşı verdiğimiz ilk tepki stres olsa da çözüm yollarının asla streste kalmak olmadığını ve bu durumun bize katkı sağlamadığı gibi, sağlığımızı da tehdit ettiği gerçeğiyle yüzleşip, farklı bakış açıları ve baş etme becerileri kazanmamız gerekir. Genellikle insanlar stres altındayken, çözüm üretmek yerine içinde bulundukları durumun ne kadar kötü olduğunu, kolay kolay değişmeyeceğini düşünerek olayları zihninde defalarca canlandırırlar. Tüm bunlardan bahsederken söylemesi kolay dediğinizi duyar gibiyim, tabi ki bu hiçbirimiz için hemen öğrenilecek, uygulanacak bir şey değildir. Ancak şöyle örnek vermem gerekirse, hiçbir trafik lambasında sürekli kırmızı ışıkta kalamayız. Dolayısıyla stres yaratan olay veya olguyu buna benzetecek olursak, ilk başta kabul eder hazmederiz, sonrasında hazırlık aşaması olan stres yaratan duruma karşı çözüm yolları arayışına gireriz ve son olarak yeşil ışık yanmıştır, çözümlerimizle hareket edip yolumuza devam etmeyeliz. Bilmeliyiz ki, birçok stres türü değiştirilebilir, azaltılabilir veya yok edilebilir. Önemli olan stres düzeyimizi kontrol altına alabilmemizdir. Ve bunu yapabilmek için ilk olarak stresin hayatımızın neresinde olduğunu bulmamız gerekir. Sonrasında bu olaydan neden rahatsız olduğumuzu, o anlarda yaşadığımız duyguları ve verdiğimiz tepkileri kendimizde gözlemlememiz bize, sanki olayı yeniden yaşıyor ancak bu sefer kendimize dışarıdan bir başkası bakıyormuşçasına kendimizi değerlendirmemiz oldukça sağlıklı bir yöntemdir. Ve bu sayede farklı bakış açıları geliştirip bizi çözüm yollarına götürecektir. Bir diğeri ise, hayır diyebilmektir. Yani kendi sınırlarımızın ihlalini önlemek ve en azından olası stres yaratabilecek durumlara karşı bir nevi önlem niteliğindedir. Detaylandıracak olursak, zaman yönetimi, yeterli uyku, sağlıklı beslenme, spor ve bağımlılık yapan maddelerden uzak durmakta stresi azaltan faktörler arasında yer almaktadır.Tüm bunların dışında elbette ki başa çıkmakta zorlandığımız durumlarda bir uzman desteği almakta hayat kalitemizin artmasında oldukça önemli bir noktadır.